Elektrik Arızaları

Bahçe Aydınlatması Kışın Bozuluyor: Sebebi Ne?

Kış bahçe aydınlatmasında yeni bir arıza kurmaz, mevcut zayıflığı görünür kılar; belirtinin hangi havada çıktığı sebebi üçe böler.

Alacakaranlık gökyüzüne karşı birbirine dolanmış hava hattı kabloları ve merdivenle direğe çıkmış emniyet kemerli teknisyen silueti

Kısa cevap

Kış, bahçe aydınlatmasında yeni bir arıza kurmaz. Yazdan beri orada duran bir zayıflığı görünür hâle getirir. Nem yalıtımı düşürür, biriken su donarak gövdeyi zorlar, sonbaharda açılmış bir çukur toprak altındaki kabloyu yaralı bırakır. Üçünün de belirtisi aynıdır: lamba yanmaz ya da yağmurdan sonra koruma düşer.

Şu an yapılacak şey dış aydınlatma devresinin sigortasını indirmek — hangisi olduğundan emin değilseniz ana şalteri — ve indirilmiş bırakmaktır. Armatüre, bağlantı kutusuna ve gömme armatürün çevresinde birikmiş suya dokunulmaz. Bahçe, konut tesisatının dokunma riski en yüksek yeridir: insan toprakla temas hâlindedir, ayağı ıslaktır, armatür de çoğu zaman el hizasındadır.

Bundan sonrası ayrım işidir ve büyük bölümü hiçbir kapak açılmadan yapılır: belirtinin hangi havada, hangi saatte ve hangi bölgede çıktığı, sebebi ölçüm başlamadan önce daraltır.

Kışın gerçekte ne değişir

Yağmur tek başına açıklamaz — bahçe yazın da ıslanır. Kışı ayıran şey nemin kalıcı olmasıdır. Yaz aylarında ıslanan bir armatür gün içinde kurur; kışın kurumaz. Yalıtım direnci nemin bir fonksiyonudur ve kuruyabilen bir nem arıza üretmez, kalıcı olan üretir.

İkinci değişken ısıl çevrimdir. Gün kısaldıkça armatür daha uzun yanar; içindeki hava her yanma-sönme çevriminde genleşip büzülür. Basınç dengelemesi olmayan bir gövde bu sırada contanın kenarından nemli hava çeker ve o nem soğuyunca içeride su olarak kalır. Kutusunda yüksek bir koruma sınıfı yazan bir armatürün içinin su dolması böyle olur; etiket, montaj biçiminden bağımsız bir güvence sağlamaz.

Üçüncüsü donmadır: gövdede biriken su donarken genleşir ve camı, contayı zorlar. Kışın çatlayan armatürlerin çoğu soğuktan değil bundan çatlar.

Dördüncüsü zeminin kendisidir. Suya doymuş toprak, kuru toprağa göre çok daha iyi bir yoldur; yazın belirti vermeyen küçük bir yalıtım hasarı, toprak doyduğunda akıma aradığı yolu açar.

Yağıştan sonra düşen röle neyi söyler

Panoda düşenin hangisi olduğu sebebi ikiye böler. Grup otomatı akımın büyüklüğüne bakar; kaçak akım rölesi akımın nereye gittiğine bakar. Dış aydınlatmada baskın olan ikincisidir, çünkü kışın bozulan şey akım miktarı değil yalıtımdır.

Asıl bilgi zaman deseninde durur ve bu deseni yalnızca evde oturan kişi görebilir.

Yağmurdan sonra düşüyor, hava açınca sorun kalmıyor. Klasik yalıtım kaybı tablosudur. Su bir yerden içeri giriyor ve kuruyunca yol kapanıyordur. Aranacak yerler kablo girişleri, bağlantı kutuları ve gömme armatür yuvalarıdır.

Sulama çalıştığı akşamlar düşüyor, yağmurda düşmüyor. Bu, arızayı tek bir noktaya indiren en değerli desendir: sulama başlığı belirli bir armatürü ya da kutuyu ıslatıyordur ve yağmur aynı yeri aynı biçimde ıslatmıyordur.

Lamba yandığı anda düşüyor, sönükken düşmüyor. Arıza gerilim altında açılıyordur. Armatürün içi, duyu ya da sürücüsü öne çıkar.

Rüzgârlı gecelerde düşüyor. Mekanik bir sebep akla gelir: sallanan bir direk, gerilen bir kablo, sürtünen bir geçiş noktası.

Havayla hiç ilişkisi yok, her akşam aynı saatte oluyor. Bu deseni nem açıklamaz; kumanda tarafı ve o saatte devreye giren başka bir yük bakılacak yerdir.

Deseni yazın: hangi gün, nasıl bir hava, hangi bölge karanlık, düşen hangisi. Bir de fotoğraf çekin — WhatsApp'tan gönderilen bir armatür fotoğrafı, tarif edilen on cümleden çok şey söyler.

Kuru havada alınan ölçüm neden temiz çıkar

Bu arızaların en can sıkıcı tarafı burada. Hat kuruduktan sonra alınan bir yalıtım ölçümü çoğu zaman temiz okur. Bu, arızanın olmadığı anlamına gelmez; ölçümün yanlış anda alındığı anlamına gelir.

Çözüm ölçümü tek bir değere indirgememektir. Yağışlı bir günde alınan değerle kuru gündeki değer yan yana konur; aradaki fark arızanın kendisidir. Bu yüzden her ölçümün yanına tarih ve o günkü hava yazılır.

İkinci yol aramayı bölmektir. Bahçe hattı, bağlantı kutularından bölünerek parça parça ölçülür; her bölme arızanın hangi tarafta kaldığını söyler. Şüpheli nokta daraldığında orası yerinde ıslatılarak arıza kontrollü biçimde yeniden üretilir. Kaçağın bölerek aranması bahçede de aynı mantıkla işler; fark, bölme noktalarının erişilebilir kutularda olmasıdır — toprak altında ek yapılmaz.

Metal gövdeli ve metal direkli armatürlerde bir ölçüm daha eklenir: gövdeye giden koruma iletkeninin sürekli olup olmadığı. Toprak hattının sürekliliğinin ölçülmesi bahçede iç mekândan daha belirleyicidir, çünkü dokunan kişi ıslak toprakta durmaktadır.

Toprak altındaki hattın iki ayrı sorunu

Gömülü kabloya zarar veren şey hava değil bel, kazma, kürek ve kazıktır. Bunların çoğu sonbaharda olur: ağaç dikimi, çit direği, peyzaj düzenlemesi, drenaj işi. Darbe anında hiçbir belirti vermez, çünkü yalıtım incelmiştir ama kuru toprakta akıma yol yoktur. Yol, toprak suya doyduğunda açılır; arızanın kışın çıkmasının sebebi budur — hasarın kendisi aylar öncedir.

Bu yüzden "geçen sonbahar bahçede nerede kazı yapıldı" sorusu ilk ölçüm kadar bilgi verir. Kanal kapatılmadan önce çekilmiş bir kroki varsa arama alanı doğrudan daralır.

İkinci sorun hattın uzunluğundan gelir ve başka bir belirti verir: uçtaki lambaların sönük yanması. Sönüklük mesafeyle kademeli artıyorsa mesele gerilim düşümüdür; hat baştan beri böyledir ve kesitle, beslemenin bölünmesiyle çözülür. Belirli bir noktadan sonrası birden sönükleştiyse o noktada olmaması gereken bir direnç vardır — su almış bir klemens, oksitlenmiş bir ek. İkincisi ısı üretir ve kışın belirginleşir. Kaynağın çıkış gerilimini yükseltmek ikisini de çözmez, yakındaki armatürleri fazla gerilimde çalıştırır.

Kışa girmeden bakılacaklar

Sezon sonunda yapılacak iş armatürleri sökmek değil bakmaktır. Hiçbir kapak açmadan, dışarıdan görülebilecekler:

  • Camda buğu, gövdenin dibinde birikmiş su, çatlak ya da paslanıp akıtmış vidalar.
  • Tahliye deliklerinin aşağı bakıp bakmadığı ve tıkalı olup olmadığı.
  • Gömme armatürlerin çevresinde göllenme, oluk veya saçak damlasının doğrudan bir armatürün üstüne düşmesi.
  • Sallanan direk, gerilmiş kablo, toprağın üstüne çıkmış bir hat parçası.
  • Yaz boyunca hangi noktaların karardığı ve nerede kazı yapıldığı.

Kapak açma, bağlantı kutusuna bakma, gömme armatürü yuvasından çıkarma işi yetkin kişiye bırakılır. O taraftaki kalemler de bellidir: yalıtım direnci ve toprak sürekliliği ölçümü, contaların ve rakorların durumu, kutuların içinde su izi olup olmadığı, dış hattın kendi devresinden beslenip 30 mA kaçak akım korumasının arkasında olup olmadığı. Bunlar bahçe ve dış mekân aydınlatması kurulumunda baştan kararlaştırılan şeylerin aynısıdır; mevcut bir tesisatta kışa girmeden gözden geçirilir.

Ne zaman acil

Aşağıdaki üç kademe bu sitedeki bütün elektrik güvenliği yazılarında aynıdır. Bir belirti yalnızca bir kademede geçer; kademeler birleştirilmez, sıraları değişmez.

Kademe 1 — Yaklaşmayın, terk edin, 112'yi arayın.

  • Duman, alev, is ya da kıvılcım var.
  • Koku ya da ses panonun bulunduğu bölgeden geliyor.
  • Pano kapağının sıcak olduğu fark edilmiş.

Hiçbir şeye dokunulmaz, panoya yaklaşılmaz, herkesle birlikte bina terk edilir, 112 aranır. Pano kapağının sıcak olup olmadığını öğrenmek için panoya yaklaşılmaz; koku ya da ses panodan geliyorsa bu kademe, kapak soğuk olsa da geçerlidir. Kapalı bir muhafazanın içindeki ark, kapağın hemen önündeki mesafeyi de riskli kılar.

Kademe 2 — Enerjiyi kesin, bekletmeyin.

  • Koku ya da ısınma belirli bir prizde, anahtarda veya buatta toplanıyor; pano temiz ve soğuk.
  • Çıtırtı, cızırtı ya da ark sesi duyuluyor; ses panodan gelmiyor.
  • Prize, fişe, anahtara veya bir cihaza dokununca çarpılma hissediliyor.
  • Su ile elektrik bir arada: priz ıslanmış, üzerine su damlıyor ya da yakınında sızıntı var.

Ana şalter ya da ilgili sigorta indirilir, indirilmiş bırakılır, yetkin kişi çağrılır. Panoya yaklaştığınızda duman, is, kıvılcım, koku ya da cızırtı fark ederseniz şalteri indirmeye çalışmayın; o durum Kademe 1'dir.

Kademe 3 — Bekleyebilir, ama kullanmayın.

  • Sigorta tekrar tekrar atıyor, başka hiçbir belirti yok.
  • Işıklar ara ara kırpışıyor.
  • Tek bir priz çalışmıyor.
  • Priz ya da anahtar kapağında sararma, kahverengileşme veya erime izi var; şu anda ısınma, koku ve is yok.

O hat ya da priz kullanılmaz, randevu alınır.

Ayrı bir durum — nötr kopması. Işıkların kısılmak yerine parlaması, ampullerin arka arkaya patlaması, birden çok cihazın aynı anda bozulması bu tabloyu düşündürür. Burada tek bir hattın sigortasını indirmek korumaz, çünkü sorun besleme tarafındadır: ana şalter indirilir ve 186 aranır.

Bu yazının belirtileri merdivende nereye düşer? Bahçe hattında su ve elektrik bir arada olduğu için kademeler burada daha erken başlıyor. Yağıştan sonra kaçak akım rölesi atıyor ve başka hiçbir işaret yoksa Kademe 3'tür: o hat kullanılmaz, röle kaldırılmaz, randevu alınır. Ama su görünürdeyse — armatürün içinde birikmiş, buata damlıyor, direğin dibi göllenmiş — Kademe 2'dir ve enerji beklemeden kesilir. Islak zeminde duran bir armatüre ya da direğe, o hattın enerjisi kesilmiş olsa bile dokunulmaz; bahçede birden fazla hat bulunabiliyor ve hangisinin nereyi beslediği çoğu bahçede yazılı değil. Panodan koku ya da ses geliyorsa Kademe 1'dir: panoya yaklaşılmaz, bina terk edilir, 112 aranır.

Sık sorulanlar

Yağmurdan sonra atıyor, hava açınca sorun kalmıyor. Beklesem olur mu?

Beklemek arızayı geçirmez, yalnızca görünmez kılar. Geçen şey belirti, duran şey arızadır: su kurumuş, akımın toprağa giden yolu kapanmıştır. Her ıslanma o yolu biraz daha büyütür, çünkü nem yalıtımın içine ilerler ve bakır ucu oksitler. Kışın sonunda aynı hat, sonbaharda olduğundan daha kötü durumdadır. Deseni yakalamış olmanız aslında bir avantaj — hangi havada çıktığını bilmek, arızanın nerede aranacağını söyleyen bilgidir.

Bozulan armatürü aynısıyla değiştirdik, yeni armatür de su aldı. Sebep ne?

Çünkü değişen şey armatürdü, suyun içeri girdiği yol değil. Sahada en sık bozulan yer gövdenin kendisi değil kablo girişidir: rakor kablo çapına uygun seçilmemiştir, yeterince sıkılmamıştır ya da kablo kutuya yukarıdan girip suyu içeri taşımaktadır. Buna montaj yönü eklenir; tahliye deliği yukarı bakan bir armatürde etiketteki koruma sınıfı anlamını yitirir. Aynı noktada ikinci kez su birikmesi, armatürün değil bağlantının sorgulanması gerektiğini gösterir.

Sulama çalıştığı akşamlar röle düşüyor. Sulama başlığını mı taşımalıyız?

Taşımak belirtiyi susturur, arızayı yerinde bırakır. O başlık şu anda size arızanın yerini gösteriyor: hattın tamamı içinde ıslattığı küçük bölge, aranacak alanın kendisidir. Bu, bahçe arızalarında ele kolay geçmeyen bir bilgidir — yağmur her yeri birden ıslattığı için aynı daraltmayı yapmaz. Doğru sıra önce o bölgeyi ölçmek, sonra gerekiyorsa sulama düzenini değiştirmektir. Ayrıca sulama pompası ya da bahçe aleti için kullanılan dış mekân prizleri de aynı hattın parçasıdır; arıza armatürde değil o prizde de olabilir.

Bahçe hattını kış boyunca kapalı tutmak çözüm sayılır mı?

Kapalı tutmak riski durdurur ve bu değerlidir, ama arızayı çözmez. Kapalı bir hat kurumaz; toprak altındaki hasar, su almış bir kutu ya da oksitlenen bir ek kendi hâline bırakıldığında ilerlemeye devam eder. Bir de kaçınılmaz bir soru vardır: bahar geldiğinde o hatla ne yapılacak. O karar takvime değil ölçüme bağlıdır — yalıtım direnci ve toprak sürekliliği bilinmeden verilebilecek bir karar değildir. Kışı kapalı geçirmek, kararı erteler; kararın kendisini ortadan kaldırmaz.

Bahçe hattında kaçak akım koruması olup olmadığını nasıl anlarım?

Panoya bakarak kesin olarak anlaşılmaz. Üzerinde test tuşu bulunan bir eleman görmek korumanın var olduğunu gösterir, ama o elemanın bahçe devresini de izleyip izlemediğini göstermez. Sonradan çekilmiş dış hatlar sık sık başka bir noktadan — garajdan, kazan dairesinden, sulama panosundan — beslenir ve korumanın dışında kalır. Bunu belirleyen şey etiket değil, devrenin izlenerek çıkarılması ve korumanın gerçek açma davranışının ölçülmesidir. Emin değilseniz, var kabul etmeyin.

WhatsApp