Üsküdar'ı diğer Anadolu yakası ilçelerinden ayıran şey, üç ayrı yapılaşma mantığının aynı ilçe sınırları içinde yan yana durmasıdır. Kıyıda ve merkezde yüzyıllık bir doku vardır: Aziz Mahmut Hüdayi, Ahmediye, Selami Ali ve Salacak çevresinde kâgir binalar, avlulu yapılar, dar parseller. Boğaz boyunca Kuzguncuk, Beylerbeyi, Çengelköy ve Kandilli'de ahşap ve tescilli yapı yoğunluğu artar. Sırtlara doğru çıkıldığında — Yavuztürk, Güzeltepe, Kirazlıtepe, Bulgurlu — tamamen başka bir stok başlar. Altunizade ve Ünalan tarafında ise ofis, sağlık ve eğitim yapılarının toplandığı çok daha yeni bir alan bulunur.
Bu üç katman aynı arızayı üretmez. Kıyı ve tarihi dokuda karşılaşılan şey, yapının kendisinin korunması gerektiği için tesisatın onlarca yıl boyunca eklenerek, yamanarak yaşatılmış olmasıdır. Bir odada üç ayrı döneme ait üç ayrı kablo tipi bulunabilir; bez izoleli eski hat, sonradan çekilmiş NYA ve en son yapılan bir düzenlemenin kanalı çoğu zaman aynı buatta birleşir. Bu birleşme noktaları arızanın büyük bölümünü üretir.
Yamaç mahalleler bambaşka bir hikâye. Bu bölgelerin çoğu tek katlı olarak başlamış, zaman içinde kat eklenerek büyümüştür. Elektrik tesisatı da binayla birlikte büyümüş; her yeni kat için hat, çoğu zaman mevcut bir devreye eklenerek çekilmiştir. Sonuçta hangi sigortanın hangi odayı beslediğini kimsenin bilmediği panolar ortaya çıkar. Eğimli arazi ikinci bir sorun getirir: bodrum ve zemin kat duvarlarının bir bölümü toprağa dayalıdır, yağış sonrası nem duvara işler ve sıva altındaki hatta izolasyon zayıflaması olarak geri döner.
Boğaz hattında ayrıca iklim kendi başına bir etkendir. Tuzlu ve nemli hava, klemensleri, priz kontaklarını ve özellikle dış cephedeki bağlantı noktalarını beklenenden hızlı oksitler. Cephe aydınlatması, bahçe hattı ve iskele-teras bağlantıları burada iç mekân tesisatından çok daha sık müdahale gerektirir.
Bu bölgede ne yapıyoruz
Çalışma alanımız İstanbul Anadolu yakası ve Kocaeli hattı; Üsküdar bu hattın kuzeybatı ucunda ve ilçe içi ulaşımın kendi başına bir konu olduğu tek yerlerden biri. Marmaray, metro ve Boğaz köprüleri ilçeye ulaşmayı kolaylaştırıyor, ama bu ilçeye varmakla binaya varmanın aynı şey olmadığı bir yer.
Boğaz köylerinin ara sokaklarında ve yamaç mahallelerin merdivenli yollarında araç çoğu binanın önüne yanaşamıyor. Kablo tamburu, pano ve merdiven gibi ekipmanın bir bölümü elle taşınıyor. Bu yüzden işe başlamadan önce binaya erişimi, kaç kat çıkılacağını ve malzemenin nereye kadar araçla geleceğini konuşuyoruz; bu konuşulmadığında iş gereksiz yere uzuyor.
Bölgedeki yapı stoku
Merkez ve kıyı hattında stokun önemli bölümü kâgir ya da erken dönem betonarme yapılardan oluşur. Bu binalarda sayaç düzeni çoğu zaman sonradan kurulmuş, kolon hattı ise özgün yapıyı bozmamak için sıra dışı güzergâhlardan geçirilmiştir. Daire panoları küçüktür, devre sayısı azdır ve toprak iletkeni büyük olasılıkla yoktur. Kuzguncuk, Beylerbeyi ve Çengelköy'deki ahşap yapılarda ise tesisat, yangın riski açısından ayrı bir dikkat gerektirir: kablo geçişlerinin ahşap elemanlara temas etmemesi, buatların erişilebilir kalması ve devre korumasının yapı malzemesine göre seçilmesi gerekir. Bu binalarda "duvarı kırıp yeniden çekelim" yaklaşımı çoğu zaman ne mümkündür ne de doğrudur.
Yamaçtaki mahallelerde — Yavuztürk, Güzeltepe, Kirazlıtepe ve Bulgurlu'nun büyük bölümünde — stok ağırlıklı olarak 1970'lerden 1990'lara uzanan, çoğu ruhsatlandırma ve kat ilavesi süreçlerinden geçmiş yapılardan oluşur. Bu binalarda tesisat tek bir projeye göre değil, ihtiyaç doğdukça kurulmuştur. Pano çoğunlukla merdiven boşluğundadır, daire içi dağıtım düzensizdir, aynı devreye zaman içinde eklenmiş prizler sigortanın sık atmasına yol açar. Bu bölgede yapılan işin ilk adımı çoğu zaman onarım değil, mevcut hattın haritasının çıkarılmasıdır.
Altunizade, Ünalan ve Acıbadem'e yakın kesimde stok belirgin biçimde daha yenidir ve kullanım da farklıdır: ofis katları, muayenehaneler, sağlık ve eğitim yapıları, iş merkezleri. Burada karşılaşılan iş genellikle arıza değil değişim yönetimidir — bölme duvarların yeri değiştiğinde priz, aydınlatma ve veri hatlarının yeni plana göre yeniden düzenlenmesi, kesintisiz beslenmesi gereken cihazların ayrı devreye alınması, çalışma saatleri dışında müdahale planlanması. İlçenin geri kalanıyla neredeyse hiç ortak noktası olmayan bir çalışma biçimidir.
