Ümraniye'yi elektrik işleri açısından tarif etmenin en kısa yolu şu: burada üretim ile oturma alanı birbirinden ayrılmadı, iç içe büyüdü. İlçe bir kuşak içinde köy ölçeğinden İstanbul'un en kalabalık ilçelerinden birine dönüştü ve bu dönüşüm plandan önce yapıyla gerçekleşti. Sonradan gelen imar düzenlemeleri binaların hukukunu düzeltti, ancak içlerindeki tesisatı düzeltmedi. Bugün kapısı çalınan pek çok binanın elektrik altyapısı, o binanın ruhsatından daha eski bir mantıkla kurulmuş durumda.
Bunun en görünür sonucu, aynı kolon hattının çok farklı iki yükü birlikte taşımasıdır. Zemin katında torna tezgâhı, mermer atölyesi ya da mobilya imalathanesi olan; üst katlarında daire bulunan bina Ümraniye'de istisna değil, kural sayılabilecek kadar yaygın. Aynı sayaç panosunun içinde monofaze abone ile trifaze abone yan yana durur. Atölyedeki kompresör devreye girdiğinde üst kattaki lambanın kırpması, bu yapının doğrudan sonucudur ve tek başına bir arıza değil, bir boyutlandırma meselesidir.
İkinci belirleyici katman küçük sanayidir. Aşağı Dudullu ve Yukarı Dudullu hattı, Madenler ve Site çevresi, Şerifali'nin depo ve imalat yapıları — buralarda gündem konut tarafındakinden bütünüyle farklıdır. Motor kalkış akımı, faz dengesizliği, reaktif enerji bedeli, makineye kadar giden hattın kesiti, panonun kısa devre dayanımı. Bu işlerin hiçbiri priz değiştirmekle aynı kategoride değildir ve sahada da öyle ele alınmaz.
Üçüncü katman ise son yirmi yılda oturan yeni doku. Metro hattının geçtiği aks boyunca Çakmak, Ihlamurkuyu ve Elmalıkent tarafında yükselen bloklar, kapalı otoparkları, jeneratörleri, hidroforları ve yangın algılama sistemleriyle geldi. Buradaki sorun tesisatın yokluğu değil, kimin ne kurduğunun ve hangi ayarla devreye alındığının kayıtlı olmamasıdır. Bir binada topraklama iletkeni aranırken, iki sokak ötede güncel tek hat şeması aranır.
Bu bölgede ne yapıyoruz
Akım 360'ın çalışma hattı İstanbul Anadolu yakası ile Kocaeli arasında uzanıyor ve Ümraniye bu hattın tam ortasında kalıyor. TEM otoyolunun ilçeyi boydan boya kesmesi, Dudullu ve Şerifali gibi sanayi yoğun bölgelere ölçüm cihazı, kablo makarası ve pano taşıyan bir aracın makul biçimde ulaşabilmesi anlamına geliyor. Bölgeye gelmek için ayrı bir organizasyon kurmak gerekmiyor; zaten üzerinde çalışılan koridorun içinde.
Buna karşılık ilçenin her yeri aynı kolaylıkta değil. Eski dokudaki dar ve eğimli sokaklarda araç yanaştırmak, malzeme indirmek ve gerekirse kesinti planlamak ayrıca konuşulması gereken şeyler. İşi kabul ederken sahanın bu tarafını da soruyoruz: bina önü uygun mu, atölyede hangi saatte enerji kesilebilir, üretim durduğunda ne kaybediliyor. Randevu saati bu bilgiler netleştikten sonra veriliyor.
Bölgedeki yapı stoku
Ümraniye'nin gövdesini 1990'lar ve 2000'lerin başında yapılmış betonarme apartmanlar oluşturuyor. Bu binaların çoğunda tesisat, dairenin o günkü yüküne göre kurulmuştu: buzdolabı, televizyon, çamaşır makinesi ve oda başına bir aydınlatma. Aradan geçen sürede aynı daireye ankastre fırın, bulaşık makinesi, şofben yerine elektrikli termosifon ve iki üç klima girdi. Kolon hattı ise olduğu yerde kaldı. Sigortaların atması, priz kutusunda kararma, uzatma kablosunun ısınması bu dengesizliğin belirtileri.
Pano tarafında sık karşılaşılan tablo şu: giriş katındaki sayaç panosu asıl gövdesini korurken, yıllar içinde eklenen hatlar için yanına ikinci, bazen üçüncü bir kutu monte edilmiş; hangi otomatın neyi beslediğini gösteren bir etiket yok; kaçak akım rölesi ya hiç takılmamış ya da kat maliklerinden birinin şikâyeti üzerine devre dışı bırakılmış. Daha eski yapılarda buşonlu sigorta kutusu hâlâ görülebiliyor. Topraklama meselesi ise binadan binaya değişiyor; prizde topraklama ucunun bulunması, o uca gerçekten çalışan bir iletken bağlı olduğu anlamına gelmiyor ve bu ancak ölçümle anlaşılıyor.
Sanayi ve depo yapıları ayrı bir başlık. Dudullu ve Şerifali'deki yapıların bir kısmı imalat için yapıldı, sonra kısmen ofise, showroom'a ya da depoya dönüştü; bir kısmı ise tersine, depo olarak yapılıp içine makine kondu. Her iki durumda da mevcut elektrik altyapısı bugünkü kullanıma göre değil, önceki kullanıma göre kurulmuş oluyor. Kentsel dönüşümün ilçedeki etkisi de tek yönlü değil: bazı parsellerde eski bina yerini yüksek bloğa bırakırken, komşu parselde otuz yıllık yapı olduğu gibi duruyor. Aynı sokakta iki farklı elektrik dönemi yan yana yaşıyor.
