Gebze'yi anlatırken çoğu metin nüfusundan başlar; oysa bir elektrikçi için asıl sayı kurulu güçtür. Türkiye'nin imalat kapasitesinin kayda değer bir bölümü, TEM ile D-100 arasına sıkışmış bu ilçenin sınırları içinde toplanmış durumda. Aynı yarım saatlik yürüyüş mesafesinde bir enjeksiyon presi, bir yaşlı apartman kolonu ve bir üniversite laboratuvarı bulmak mümkün. Bunların hiçbiri aynı işi tarif etmez.
Organize bölgeler ilçenin belkemiği. GOSB, Gebze Plastikçiler bölgesi ve Güzeller bölgesi çevresinde yoğunlaşan tesislerde elektrik, binanın bir donanımı değil üretimin kendisidir. Trafo binasından çıkan ana dağıtım panosu, oradan üretim holüne dağılan motor kontrol merkezleri, makine başındaki kumanda panoları, hol boyunca uzanan kablo kanalları ve tava sistemleri. Bir hattın enerjisiz kalması burada ışığın sönmesi değil, bir vardiyanın durması anlamına gelir. Bu yüzden yapılan her müdahalenin ne kadar süreceği, hangi makineleri kapsayacağı ve nasıl geri alınacağı önceden yazılı olarak belli olmalıdır.
Sanayi yoğunluğunun ikinci sonucu güç kalitesidir. Frekans dönüştürücüler, yumuşak yol vericiler, kaynak ekipmanı ve indüksiyon ısıtıcıları şebekeye doğrusal olmayan bir yük bindirir; ortaya çıkan harmonik bileşenler hem kabloları hem de kompanzasyon kondansatörlerini gereğinden hızlı yorar. Reaktif bedel faturada bir satır olarak görünür ama kaynağı neredeyse her zaman panonun içindedir: kapasitesini yitirmiş kondansatör grubu, çekmeyen kontaktör, ya da tesisin bugünkü yük profiline göre hiç güncellenmemiş bir reaktif güç kontrol rölesi ayarı. Kocaeli'nde dağıtım hizmeti SEDAŞ üzerinden yürüdüğü için abonelik gücü, sayaç ve ölçüm tarafındaki düzenlemeler de bu çerçevede ilerler.
İlçenin öteki yüzü ise tamamen konut. Osmanyılmaz, Mustafapaşa ve Barış çevresinde son yirmi yılda blok blok yükselmiş, sanayiye gelen nüfusu barındıran bir yerleşim var; Hacıhalil, Sultanorhan ve Köşklüçeşme'de daha eski ve daha küçük ölçekli bir çekirdek; Pelitli ile Muallimköy tarafında ise üniversite ve araştırma yerleşkelerinin çevresine yayılmış, karakteri hâlâ oturmamış bir doku. Aynı ilçede sabah fabrika panosuna, öğleden sonra bir apartmanın sayaç panosuna bakmak burada olağan bir gün demektir.
Bu bölgede ne yapıyoruz
Gebze, gittiğimiz bandın — bir ucunda Kocaeli, öbür ucunda İstanbul'un doğu ilçeleri — tam ortasında duruyor ve o bandın iki ucundaki iş tiplerini aynı anda barındırıyor. Bir tarafta ölçüm cihazıyla kayıt alıp rapor yazmayı gerektiren tesis işleri, diğer tarafta klasik konut tesisatı. Bu ikisini aynı sayfada anlatmamızın sebebi de bu.
Kapsamımız konusunda net olalım: alçak gerilim tarafında çalışıyoruz. Orta gerilim hücresi, trafo bakımı ve enerji altında yapılan kesme-ayırma işlemleri ayrı bir yetkilendirme ve ayrı bir belgelendirme düzeni gerektirir; bunları yaptığımızı öne sürmüyoruz. Fabrika içinde işin nerede başlayıp nerede bittiğini baştan konuşmak, sonradan sorumluluk tartışması çıkmasını engelliyor. Aynı şekilde fiyat ve süre için telefonda rakam söylemiyoruz — ikisi de panonun kapağı açılıp mevcut durum ölçülmeden bilinemez.
Bölgedeki yapı stoku
Üretim tesislerinin fiziksel karakteri birbirine benzer: geniş açıklıklı çelik konstrüksiyon holler, altı-sekiz metre civarında tavan yüksekliği, bir köşede ara kat ofis, dışarıda trafo binası ve jeneratör odası. Elektrik açısından bu tesislerin ortak sorunu yaşları değil, geçirdikleri değişimdir. Hemen hepsi ilk kurulduğu üretim düzenine göre projelendirilmiş, sonraki yıllarda makine eklenmiş, hat uzatılmış, bir bölüm kapatılıp başka bir yerde açılmıştır. Sonuçta kablo kanalları kapasitesinin üstünde dolmuş, bazı besleme hatları kullanılmadığı hâlde enerjili kalmış, tek hat şeması ise ya kaybolmuş ya da yıllar önceki hâlini gösteriyor olur. Böyle bir tesiste ilk yapılacak iş yenileme değil, mevcudun sahadan yeniden çıkarılmasıdır.
Konut tarafında iki ayrı stok var. Osmanyılmaz, Mustafapaşa, Barış ve Mevlana çevresindeki 2000 sonrası bloklarda daire içi tesisat genellikle bugünün ihtiyacına yakındır; buralarda iş daha çok ortak alanda toplanır. Hidrofor, asansör, otopark havalandırması ve sığınak fanları gibi yükler tek bir ortak panoya bağlanmış, sonradan gelen kamera, bariyer ve şarj ünitesi talepleri de aynı panoya eklenmiştir. Hacıhalil, Sultanorhan, İstasyon ve Köşklüçeşme'deki daha eski apartmanlarda ise tablo değişir: daire başına düşen devre adedi bugünkü kullanımın gerisinde kalmıştır, prizlere ayrı bir toprak iletkeni hiç çekilmemiş olabilir, sayaç panosu da yıllar içinde eklenen bağlantılarla düzensizleşmiştir.
Üçüncü ve en gözden kaçan grup, organize bölge sınırlarının dışında kalmış küçük atölye ve depolardır. Kirazpınar ile Balçık yolu üzerinde, Tatlıkuyu ve Gaziler çevresinde bu tür yapılar epeyce var. Bunlar organize bölge içindeki tesislerle aynı işi yapabilir ama aynı altyapıya sahip değildir: abonelik gücü sınırlıdır, topraklama tesisi genellikle bina bittikten sonra ve eksik biçimde kurulmuştur, pano ise makine geldikçe büyütülmüştür. Burada yapılan işin ilk adımı çoğunlukla topraklama direncinin ölçülüp yazılı hâle getirilmesi olur, çünkü geri kalan her karar buna dayanır.
