Maltepe tek bir ilçe gibi görünür ama elektrik işi açısından iki ayrı yerdir. D-100'ün deniz tarafında kalan bant ile arkadaki yamaç mahalleleri, ne yapı stoku ne de arıza türü bakımından birbirine benzer. Küçükyalı, İdealtepe, Altıntepe ve Cevizli hattında iş çoğunlukla yaşlanmış bir tesisatın bugünkü yükü taşıyamamasıyla ilgilidir. Gülsuyu, Gülensu ve Başıbüyük tarafında ise mesele bambaşkadır: yıllar içinde kendi imkânlarıyla büyümüş yapılar, eğimli parseller, nemli bodrumlar ve hâlâ sürmekte olan bir dönüşüm süreci.
Sahil bandındaki apartmanların önemli bir bölümü, Anadolu yakasının en erken çok katlı yerleşimleri arasındadır. O binalarda tesisat, dairenin buzdolabı, radyo ve birkaç ampulden ibaret olduğu bir dönemin varsayımlarıyla kuruldu. Bugün aynı hat indüksiyonlu ocağı, kurutmalı çamaşır makinesini ve üç ayrı klimayı besliyor. Buna bir de deniz havası ekleniyor: bina dışına konmuş sayaç panoları, bahçe ve site aydınlatmaları, otopark girişindeki kutular tuzlu nemin altında beklendiğinden daha hızlı yoruluyor. Korozyon burada estetik değil, temas ve yalıtım sorunudur.
Yamaç mahallelerinde arıza tablosu rutubet üzerinden okunur. Eğimli araziye oturmuş binalarda zemin ve bodrum katın bir yüzü toprağa gömülüdür; duvardan gelen nem sıva altındaki kabloya, buatlara ve pano dibine ulaşır. Kaçak akım rölesinin özellikle yağmurlu günlerde atması ya da hiç oturmaması bu bölgede en sık duyulan şikâyettir ve neredeyse hiçbir zaman rölenin kendi arızası değildir. Bu mahallelerde işin bir kısmı da geçici çözümlerin kalıcılaşmasıyla uğraşmaktır: bir yaz için çekilmiş bir hat, on yıl sonra hâlâ aynı yerdedir.
Üçüncü bir doku da hızla büyüyor. Zümrütevler ve Esenkent çevresinde yükselen yeni bloklar, ortak alan panoları, jeneratör devir sistemleri, yangın algılama tesisatı ve kapalı otoparklarıyla ilçenin en yeni katmanını oluşturuyor. Bu yapılarda karşılaşılan sorunlar eskime değil, devreye alma kaynaklıdır — ayarların kayıtsız bırakılması, ortak alan yükünün paylaşımının belirsiz olması, elektrikli araç şarjı gibi sonradan gelen taleplere yer bırakılmamış olması.
Bu bölgede ne yapıyoruz
İlçe, sahil yolu ile D-100'ün birlikte geçtiği bir noktada duruyor ve Akım 360'ın çalıştığı Anadolu yakası – Kocaeli hattının doğal bir durağı. Maltepe'ye ulaşmak için koridorun dışına çıkmak gerekmiyor; sahaya gelirken sorulan asıl soru hangi ilçe olduğu değil, ilçenin hangi tarafı olduğu.
Bunun pratik bir karşılığı var. Sahil bandındaki bir apartmanda araç yanaştırmak, malzeme indirmek ve kat kat çalışmak nispeten öngörülebilir. Yamaç mahallelerinde ise sokak eğimi, yol genişliği ve kapı önündeki park durumu işin süresini doğrudan etkiliyor; makara kablo taşınacaksa bunu baştan bilmek gerekiyor. Bu yüzden randevu verilmeden önce adresin hangi bantta olduğunu, binaya erişimin nasıl olduğunu ve kesintinin hangi saat aralığında yapılabileceğini konuşuyoruz.
Bölgedeki yapı stoku
Deniz tarafındaki bant, ilçenin en eski çok katlı yapılarını barındırıyor. Bu binaların bir kısmında ana kolon hattı hiç değişmedi; sigorta kutusu otomatlarla yenilenmiş olsa bile arkasındaki iletken kesiti ilk günkü kadar. Prizde topraklama ucu görünse de arkasında çalışan bir iletken bulunmayabiliyor, bazı yapılarda ise nötr ile topraklama sonradan birbirine bağlanmış durumda. Site düzenindeki yapılarda buna bahçe aydınlatması, hidrofor, kapı otomatiği ve otopark beslemesi gibi ortak alan hatları ekleniyor; bunlar çoğu zaman farklı yıllarda, farklı kişilerce çekildiği için tek bir mantığı takip etmiyor.
Yamaçtaki stok başka bir hikâye. Buradaki binaların büyük kısmı kat kat, ihtiyaç doğdukça büyüdü; her ilave kendi elektrik çözümünü de beraberinde getirdi. Sonuç, tek bir sayaç panosundan çıkan ama farklı dönemlere ait iletkenlerle örülmüş bir ağ oluyor. Nem, bu yapının en zayıf halkasını hızlı buluyor: sıva altındaki eski kablonun yalıtımı, buat kapaklarının oturmadığı noktalar ve pano dibi. Kentsel dönüşüm süreci bu mahallelerde yıllardır sürdüğü için, aynı sokakta boşaltılmış bir bina ile içinde yaşanan bir bina yan yana bulunabiliyor; bu da altyapının bütün olarak değil, parça parça ele alınmasını gerektiriyor.
Yeni bloklar ise ilçenin üçüncü stok tipi. Burada tesisat baştan projelendirilmiş oluyor, dolayısıyla eksik olan malzeme değil bilgi: hangi kesicinin hangi ayarla devreye alındığı, ortak alan tüketiminin nasıl ölçüldüğü, otoparkta şarj için ayrılmış bir kapasite bulunup bulunmadığı. Bu binalarda yapılan işlerin çoğu yenileme değil, mevcut sistemin kayda geçirilmesi ve yeni bir talebin sisteme güvenle eklenmesi oluyor.
