İstanbul

Tuzla

Tuzla'da tuzlu havanın oksitlediği pano ve bara bağlantılarını ölçümle bulup ortama uygun ekipmanla yeniliyor, İçmeler ile Aydınlı hattındaki konutlarda tesisat işi yapıyoruz.

Bu bölgeden gelen tipik işler
  • Tersaneler bölgesi çevresindeki atölye ve destek yapılarında boyalı sac panoların, deniz atmosferine dayanıklı poliester veya paslanmaz gövdeli panolarla değiştirilmesi.
  • Dış cephedeki ve saha içindeki panolarda kapak contasının, kablo rakorlarının ve kilit takımının yenilenmesi, gövde içindeki yoğuşma izlerine göre iç ısıtıcı ve higrostat düzeninin kurulması.
  • İstanbul Anadolu Yakası OSB ve Deri OSB'deki tesislerde ana dağıtım panosu baralarında biriken oksit tabakasının temizlenmesi, cıvatalı birleşimlerin anma sıkma torkuyla yeniden sıkılıp kayda geçirilmesi.
  • Bakır iletkenin alüminyum baraya doğrudan bastırıldığı bağlantılarda araya uygun geçiş elemanı ve pabuç konularak galvanik çiftin ayrılması.
  • Yük altındaki panolarda bağlantı noktalarının termal kamerayla taranması, sıcaklık farkı görülen uçların sökülüp yüzeyi temizlendikten sonra yeniden bağlanması.
  • Orhanlı ve Tepeören'deki geniş parselli tesislerde toprak altından geçen saha besleme hatlarının izolasyon direncinin ölçülmesi ve nem almış bölümlerin ayıklanması.
  • İçmeler ve Aydıntepe'de denize bakan cephelerde balkon, dış priz ve klima dış ünitesi bağlantılarının su geçirmez buat ve paslanmaz bağlantı elemanıyla yenilenmesi.
  • Aydınlı, Mimar Sinan ve Şifa'daki bloklarda daire panosunun yenilenmesi, banyo ile mutfağın kendi devrelerine ayrılması ve toprak iletkeninin uçtan uca sınanması.

Tuzla, İstanbul'un doğudaki son ilçesi ve adını hak eden bir yer: kıyı boyunca tersaneler, arkasında üç ayrı organize sanayi alanı, aralarında sıkışmış konut mahalleleri, denizcilik eğitimi veren okullar ve kuzeyde TEM'e doğru açılan geniş parselli tesisler. Bu kadar farklı işlevin dar bir alanda yan yana durması ilçeyi kendine has kılıyor. Ama bir elektrikçi için Tuzla'yı asıl ayıran şey bu çeşitlilik değil, hepsinin üzerine çöken ortak koşul: havanın içindeki tuz.

Denize yakın bölgelerde atmosferde asılı kalan klorür tanecikleri metal yüzeylere iner ve nemle birleştiğinde iletken, aşındırıcı bir tabaka oluşturur. Bunun elektrik tesisatındaki karşılığı estetik değil, ölçülebilir bir bozulmadır. Klemens ucundaki oksit tabakası geçiş direncini yükseltir, yükselen direnç aynı akımda daha fazla ısı üretir, ısı bağlantıyı gevşetir ve gevşeyen bağlantı daha hızlı oksitlenir. Kendini besleyen bir döngüdür ve sonu genellikle kopmuş bir bağlantı ya da yanmış bir klemenstir. Aynı süreç pano gövdesinde de işler: boyalı sac önce çizik ve delik yerlerinden, sonra tüm yüzeyden bozulur, kapak contası sertleşir, kablo rakoru sızdırmaya başlar ve pano dışarıdaki havayı içeri almaya başlar.

Bu yüzden Tuzla'da yapılan işin önemli bir bölümü arıza gidermek değil, bozulmayı henüz arıza hâline gelmeden görmek. Sanayi tesislerinde ana dağıtım panosundaki bara bağlantıları, cıvatalı birleşimler, kablo pabuçları ve topraklama noktaları ortamın ağırlığına göre belirli aralıklarla açılıp bakılması gereken yerlerdir. Bakır ile alüminyumun doğrudan temas ettiği bağlantılar burada özellikle risklidir; iki farklı metal nemli ve tuzlu ortamda bir galvanik çift oluşturur ve aradaki temas yüzeyi zamanla kendi kendini yer. Aynı şekilde açık sahadaki bir buatta paslanmaz olmayan bir vida birkaç yılda tanınmaz hâle gelir.

İlçenin diğer yüzü sıradan bir yerleşim hayatı. İçmeler, Aydıntepe, Postane, Şifa, Cami ve Mescit çevresinde kimi 1980'lere kimi 2000'lere uzanan konut dokusu var; Aydınlı ve Mimar Sinan tarafında ise ilçenin en kalabalık, çok bloklu alanları. Buna üniversite ve denizcilik okullarının getirdiği kiralık daire hareketliliği ekleniyor. Kuzeyde Orhanlı, Tepeören ve Akfırat hattı ise ilçenin geri kalanına hiç benzemez: geniş arazilere kurulmuş fabrikalar, lojistik alanları ve aralarında uzun mesafeler. Denizden uzaklaştıkça tuzun etkisi azalır, ama yerini bu kez toprak altından geçen uzun saha hatlarının kendi sorunları alır.

Bu bölgede ne yapıyoruz

Sahaya çıktığımız bölge Anadolu yakası ile Kocaeli hattıdır; Tuzla bu ikisinin fiilen birleştiği yer. İlçenin doğu sınırından sonra Gebze başlar, yani bizim için Tuzla bir uç nokta değil, hattın ortasındaki geçiş noktası. Sahil yolu, D-100 ve TEM ilçeye üç ayrı yönden bağlanıyor.

Sahadaki asıl planlama konusu erişim değil, girişin kendisi. Organize sanayi alanlarındaki ve tersane çevresindeki tesislerde çalışmak önceden bildirim, saha giriş prosedürü ve iş güvenliği belgelerinin hazır olmasını gerektiriyor; bu evrak işi değil, işin bir parçası. Üretimin durdurulması gereken işlerde tarih tesisin kendi takvimine göre belirleniyor. Korozyon kaynaklı işlerin büyük bölümü ise acil arıza değil, planlanabilir bakım; bunları duruş dönemlerine yerleştirmek hem daha güvenli hem daha az maliyetli oluyor. Konut tarafında ise durum tanıdık: site yönetimiyle saat üzerinde anlaşmak ve ıslak hacimde çalışılacaksa suyun kapatılabileceği aralığı önceden belirlemek yeterli. Bir konuyu da baştan netleştirelim: gemi üzerindeki elektrik işleri kendi standartları, kendi malzeme onayları ve klas kuruluşu denetimi olan ayrı bir alandır; ilçede tersane bulunması bir elektrik firmasının o işi yaptığı anlamına gelmez. Burada anlattığımız kapsam kara tarafındaki bina, atölye, tesis ve konut elektriğidir.

Bölgedeki yapı stoku

Sanayi tarafındaki yapılar genellikle çelik konstrüksiyon, geniş açıklıklı ve yüksek hacimlidir; içlerinde kaynak, talaşlı imalat, boya ve yüzey işlem gibi birbirinden çok farklı ortamlar bulunur. Elektrik tesisatı açısından belirleyici olan bina değil, panonun durduğu yerdir. Kapalı ve iklimlendirilmiş bir pano odasındaki ekipmanla, dış duvara asılmış ya da saha içinde tek başına duran bir pano aynı ömre sahip değildir. Deniz cephesine yakın tesislerde boyalı sac gövde çoğu zaman ortamın altında kalır; poliester ya da paslanmaz gövde, uygun koruma sınıfı ve sağlam bir kapak sızdırmazlığı burada tercih değil zorunluluktur. Panonun içi de dışı kadar önemlidir: gece-gündüz sıcaklık farkının yoğuşma yarattığı yerlerde iç ısıtıcı ve higrostat, filtreli havalandırmadan daha çok işe yarar.

Konut stoku ilçe içinde iki farklı hikâye anlatır. İçmeler, Aydıntepe, Postane ve Şifa çevresindeki daha eski, az katlı yapılarda tesisat yaşlanmıştır; devre sayısı bugünkü kullanıma göre azdır, toprak iletkeni tüm hatlara götürülmemiştir ve denize bakan cephelerde balkon prizleri, dış aydınlatma bağlantıları ile klima dış ünitesi besleme uçları beklenenden hızlı yorulur. Aydınlı ve Mimar Sinan'daki çok bloklu alanlarda ise stok daha yenidir ve buradaki işler tesisatın eskimesinden çok, ortak alan düzeninin kayıt altına alınmamış olmasından doğar. Üniversite ve denizcilik okullarının çevresindeki dairelerin bir bölümü birden fazla kişiye kiralanır; bu kullanım priz sayısını ve eşzamanlı yükü baştan öngörülenin üzerine çıkarır.

Kuzeydeki Orhanlı, Tepeören ve Akfırat hattı ayrı bir kategori. Buradaki tesisler geniş parsellere yayılmıştır ve besleme hatları bina içi mesafelerden çok saha mesafeleriyle ölçülür. Toprak altından geçen uzun hatlarda yıllar içinde nem alan bir bölüm, kaynağı bulunmadıkça tekrarlayan kaçak akım açmalarına yol açar. Aynı şekilde saha aydınlatma direklerinin temel bağlantı kutuları, açık otopark beslemeleri ve bahçe içi buatlar denize uzak olsalar bile açık hava koşullarına doğrudan maruz kalır. Bu bölgede yapılan iş, deniz kenarındakiyle aynı mantığı izler ama nedeni farklıdır.

Hizmet verdiğimiz mahalleler

  • İçmeler
  • Aydıntepe
  • Postane
  • Şifa
  • Cami
  • Mescit
  • Orta
  • Anadolu
  • Fatih
  • Evliya Çelebi
  • İstasyon
  • Yayla
  • Aydınlı
  • Mimar Sinan
  • Orhanlı
  • Tepeören
  • Akfırat

Sık sorulanlar

Bu bölge hakkında

Panolarımız kapalı alanda, deniz kıyısında değil; korozyon yine de bizi ilgilendirir mi?

İlgilendirir. Tuzlu hava kapıdan, havalandırma menfezinden ve kablo geçişlerinden içeri girer; kapalı olmak yalıtılmış olmak değildir. Üstelik kapalı hacimlerde bir de yoğuşma devreye girer: gündüz ısınıp gece soğuyan bir pano gövdesinin içinde çiy noktasının altına inildiğinde yüzeyde ince bir su filmi oluşur, klorür de o filmde çözünür. Sonuç, dışarıda duran panodan bazen daha hızlı ilerleyen bir bozulmadır. Belirtiler bellidir: klemens uçlarında yeşilimsi ya da beyazımsı toz, bara yüzeyinde matlaşma, vidalarda pas izi. Bunlar görüldüğünde temizlik tek başına yetmez, o noktanın neden nem aldığının bulunması gerekir.

Bağlantıların sıkma torku ne sıklıkla kontrol edilmeli?

Herkese uyan tek bir aralık yok ve olduğunu söyleyen de doğru söylemiyor. Değerin kendisi keyfi değildir; her klemensin, barasının ve kesicinin üreticisi kendi tork değerini belirtir ve kontrol o değere göre yapılır. Aralığı belirleyen ise ortamın ağırlığı, tesisin yük profili ve o güne kadarki kayıtlardır. Deniz cephesine yakın, tozlu ve titreşimli bir tesiste ilk periyot doğal olarak daha kısa tutulur. Doğru yöntem şudur: ilk kontrolde bulunan durumu kaydetmek, kaç bağlantının gevşek çıktığını yazmak ve bir sonraki aralığı bu veriye göre belirlemek. İkinci kontrolde neredeyse hiç gevşeme yoksa aralık uzatılabilir, tersi çıkarsa kısaltılır. Tork kontrolünü yük altında yapılan termal taramayla birlikte yürütmek, ikisinin de gözden kaçırdığını yakalar.

Paslanmaz vida kullanmak korozyon sorununu çözer mi?

Tek başına çözmez, hatta yanlış yerde kullanıldığında işi zorlaştırabilir. Paslanmaz malzeme kendi yüzeyini korur ama farklı bir metalle temas ettiğinde galvanik çiftin bir ucu hâline gelir; bu durumda aşınan diğer parça olur. Ayrıca akım taşıyan bir birleşimde cıvatanın görevi iletmek değil bastırmaktır, iletim iki iletkenin birbirine değdiği yüzeyde gerçekleşir. Yani asıl belirleyici olan malzeme çiftinin doğru seçilmesi, temas yüzeyinin temiz ve düzgün olması, doğru torkla sıkılması ve bağlantının bulunduğu hacmin sızdırmazlığıdır. Vida cinsi bu bütünün yalnızca bir parçasıdır.

İçmeler'de denize bakan dairemde priz ve anahtarlar birkaç yılda bozuluyor, marka sorunu mu?

Genellikle değil. Denize bakan cephede balkon kapısı ve pencereler açık kaldığında tuzlu nem doğrudan içeri girer, en çok da dış duvara yakın kutulardaki kontak yüzeyleri etkilenir. Anahtar sertleşir, priz ucu ısınmaya başlar, kimi zaman gözle görülür bir iz bırakmadan temas kaybı oluşur. Çözüm daha pahalı bir ürün almak değil, hattın bulunduğu yere uygun kurulmasıdır: dışarı açık noktalarda ortama uygun koruma sınıfına sahip kutu seçmek, uçları contalı bir bağlantı elemanıyla kapatmak ve balkon ile teras hattını daire içindeki devrelerden ayırmak. Bu ayrım yapıldığında dışarıda oluşan bir sorun evin geri kalanını etkilemez.

Tesiste bakım yaptırmak için üretimi durdurmak şart mı?

Her iş için değil. Yük altında yapılabilen işler vardır: termal tarama, akım ve gerilim ölçümleri, pano dışı gözle muayene, kayıt tutma. Ancak bara temizliği, tork kontrolü, klemens değişimi ve iletken yenileme gibi işler bağlantıya doğrudan temas gerektirir ve bunlar enerjisiz yapılır. Uygulamada izlediğimiz yol, önce enerjili durumda tarama yapıp hangi bölümlerin gerçekten müdahale istediğini belirlemek, sonra yalnızca o bölümler için kısa bir duruş planlamaktır. Böylece tesisin tamamını durdurmak yerine tek bir pano ya da tek bir hat devre dışı kalır. Duruşun ne kadar süreceğini yerinde görmeden söylemiyoruz.

İletişim

Tuzla’de elektrikçi mi arıyorsunuz?

Arızayı WhatsApp’tan fotoğrafla anlatın; ne yapılması gerektiğini ve yerinde ölçüm gerekip gerekmediğini açıkça söyleyelim.

WhatsApp’tan yazın