Ataşehir, İstanbul'un eski ilçelerinden biri değil. 2008'de kurulmuş, çevresindeki ilçelerden alınan mahallelerden oluşmuş bir birim ve bu geçmiş yapı stokunda doğrudan görülüyor. Batı Ataşehir tarafı — Atatürk ve Barbaros mahalleleri — büyük ölçüde 2000'li yıllardan sonra planlanmış toplu konut adaları, yüksek bloklar, iş merkezleri ve finans yapılarından oluşuyor. Doğu tarafta Ferhatpaşa, Esatpaşa, Yenişehir ve Yeni Çamlıca'da ise 1990'ların apartman dokusu hâkim. İçerenköy ve Kayışdağı'nda depo, showroom ve lojistik yapıları var. Aynı ilçe adı altında birbirinden bu kadar farklı üç kullanım az bulunur.
Bunun elektrik işleri açısından sonucu şudur: Ataşehir'de işin muhatabı çoğu zaman ev sahibi değil, site yönetimi, tesis sorumlusu ya da ofis idaresidir. Yapılan iş bir daireyi değil, ortak bir sistemi ilgilendirir. Jeneratör, kesintisiz güç kaynağı, kompanzasyon, otopark ve peyzaj aydınlatması, yangın algılama beslemesi, asansör ve hidrofor panoları — bunlar tek tek dairelerin değil binanın altyapısıdır ve arıza verdiğinde yüzlerce kullanıcıyı aynı anda etkiler.
Yüksek bloklarda ikinci belirleyici konu yedeklemedir. Jeneratör ve UPS bulunan bir binada asıl mesele cihazın varlığı değil, şebeke kesildiğinde devrenin gerçekten devreye girip girmediğidir. Transfer panosunun doğru çalışması, hangi devrelerin yedekli beslendiğinin doğru ayrılmış olması ve bunun düzenli olarak yük altında sınanması gerekir. Yılda bir kez çalıştırılıp "çalışıyor" denen bir jeneratör, gerçek kesintide çoğu zaman beklenen şeyi yapmaz.
Ofis katlarında ise sürekli değişen bir düzenle uğraşılır. Plaza katları kiracı değiştikçe yeniden bölünür; duvarın yeri değişince priz, aydınlatma ve veri hatlarının yeri de değişmek zorundadır. Yükseltilmiş döşeme altındaki dağıtım bu değişikliği kolaylaştırır ama düzensiz yapıldığında birkaç kiracı sonrasında kimsenin izini süremediği bir hat yığınına dönüşür. Ataşehir'de yapılan işlerin önemli bölümü tam olarak bu birikmiş düzensizliğin toparlanmasıdır.
Bu bölgede ne yapıyoruz
Hizmet verdiğimiz alan İstanbul Anadolu yakasından Kocaeli'ye uzanan hat; Ataşehir bu hattın tam ortasında, D-100 ile TEM'in kesiştiği noktada duruyor. İlçeye ulaşım çevresindeki yoğun dokulara göre daha rahat: site ve plazaların çoğunda araçla otoparka girilebiliyor, malzemenin indirileceği nokta tanımlı.
Buna karşılık burada erişimi belirleyen şey trafik değil izin. Site ve iş merkezlerinde çalışma öncesinde yönetim onayı, giriş kaydı, bazen yüklenici evrakı isteniyor; kesinti gerektiren işler için ise mesai dışı ya da hafta sonu pencereleri veriliyor. Bunu işin bir parçası olarak planlıyor, hangi devrelerin ne kadar süreyle kesileceğini önceden yazılı olarak bildiriyor ve yapılan ölçümlerin sonucunu yönetime aynı biçimde teslim ediyoruz.
Bölgedeki yapı stoku
Batı Ataşehir'de stok büyük ölçüde 2005 sonrasıdır ve baştan proje ile kurulmuştur. Bu, tesisatın düzenli olduğu anlamına gelir ama sorunsuz olduğu anlamına gelmez. Bu yapılarda karşılaşılan konular eskime değil ölçek ve kullanımdır: ortak alan panolarının yıllar içinde ek yüklerle büyümesi, kompanzasyon kademelerinin devre dışı kalması, otopark ve peyzaj aydınlatmasının aynı devreye yığılması, yangın algılama ve asansör beslemelerinin yedekli hatta doğru ayrılmamış olması. Bir de bina otomasyonu var; aydınlatma ve iklimlendirmenin merkezî sistemle yönetildiği bloklarda arıza çoğu zaman armatürde değil, o armatürü besleyen kontrol hattındadır ve bunu ayırt etmek ayrı bir iştir.
Doğu Ataşehir'in dokusu tamamen farklıdır. Ferhatpaşa, Esatpaşa, Yenişehir ve Mustafa Kemal çevresinde 1990'lar ve 2000'lerin başına ait apartmanlar hâkimdir. Bu binalarda daire panoları genellikle otomatlıdır, yani Kadıköy'ün eski çekirdeğindeki gibi buşon sorunu yaşanmaz; buna karşılık kaçak akım rölesi çoğu dairede ya hiç yoktur ya da tesisat yenilenirken sonradan eklendiği için tüm devreleri kapsamaz. Toprak iletkeni genellikle çekilmiştir ama sürekliliğinin ölçülmüş olduğu pek görülmez. Bu bölgede yapılan iş, Batı Ataşehir'deki sistem işlerinden çok daha klasik bir konut tesisatı işidir.
İçerenköy ve Kayışdağı hattı üçüncü bir kategoridir: depo, showroom, atölye ve karma kullanımlı yapılar. Burada yüksek tavan aydınlatması, üç fazlı makine beslemesi, ayrı sayaçlı bölümler ve zaman içinde bölünüp yeniden kiraya verilen alanlar öne çıkar. Bir depo bölünüp iki kiracıya verildiğinde elektrik dağıtımının da bölünmesi gerekir; bu çoğu zaman yapılmadığı için tek panodan beslenen ve kimin ne kadar tükettiği bilinmeyen alanlar ortaya çıkar. Bu tür yapılarda ilk iş genellikle mevcut dağıtımın çıkarılması ve ayrıştırılmasıdır.
